|
|
|
Yığma yapıların duvarları örülürken, 19/9/5 cm boyutlarındaki tam tuğlanın
kendisi yanında, bu tuğlanın mala ile kırılması ile elde edilen parçalarından da
yararlanılır. Tam tuğlanın ortadan ikiye bölünmesi ile iki yarım tuğla (9/9/5),
yarım tuğlanın ortadan ikiye bölünmesi ile iki çeyrek tuğla (4/9/5) elde edilir.
Ayrıca tam tuğlanın dörtte birinin kırılmasıyla bir çeyrek tuğla yanında bir de
üç çeyrek tuğla (14/9/5) ortaya çıkar. Çeyrek ve üç çeyrek tuğlalar planda bir.
yarım tuğlalar ise iki köşegenleri çizilerek gösterilir.
Tuğla duvarlar örülürken, üst üste gelen iki örgü sırasının derzlerinin üst
üste gelmemesi (çakışmaması) gerekir. Yukarıdaki tuğla parçalan derzlerin
çakışmamasını sağlar. Bunun için getirilmiş örgü kurallarına göre duvarlar
birbiri üzerine sürekli örülen özel iki sıradan oluşur. Bunlardan ilki "düz"
veya "dizi sıra", diğeri ise "kenet" veya "bağ sıra" adını alır. Şekil 33'te
yarım, bir ve bir buçuk tuğla kalınlığındaki duvarlarda düz ve kenet sıraların
başlangıçları ve devamları yer almaktadır. Şekilde görüldüğü gibi düz sıralar
duvara paralel üç çeyrek tuğlalarla başlamaktadır.
Böylece kenet sıralardaki tam veya yanın tuğla dizilerinin derzleri ile
çeyrek tuğlalık bir fark sağlanmış olmaktadır. İki fark duvar sonun;1,
kaçlar devam etmekte ve sondaki üç çeyrektik tuğla ile duvar uzunluğu her iki
sırada eşitlenmektedir. Bir buçuk tuğla
kalınlığındaki duvarlarda başlangıçtan sonraki normal örgülerin birbirinin
tersi olmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde duvara paralel tuğlaların iç
derzleri duvar boyunca üstüste gelecektir. Bu duvarlarda kenet sıranın duvara
dik dört adet üç çeyrek tuğla ile başlamasının nedeni, düz sıra başlangıcındaki
duvara paralel üç adet çeyrek tuğladan, kenet sıranın normal sırasındaki duvara
paralel tam tuğla ile hizalı olanının iç derzlerinin çeyrek tuğla boyunca
üstüste gelmesini önlemektir.
Bir binanın duvarları örülürken aynı doğrultudaki bütün duvarları aynı sıra
tipinde, bunlara dik doğrultudaki bütün duvarlar ise diğer sıra tipinde
örülürler. Örneğin bir plana bakıldığında bütün yatay duvarlar düz sıra olarak
örülmüş ise, bütün düşey duvarlar kenet sıra olarak örülmüş olmalıdır. Bir üst
(ve alt) sırada ise sıralar yer değiştirir: Bütün yatay duvarlar kenet, düşey
duvarlar düz sıra olarak örülür.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da düz sıraların sürekli
örüldüğü, kenet sıraların ise bunların arasında kaldığıdır. Düz sıraların
duvarlar kalınlığına bağlı olarak özel bir başlangıç örgüleri vardır. Örgüye bu
şekilde başlanır ve duvarların sonuna veya bir boşluğa gelince başlangıçtaki
örgünün simetriği olarak biter. Boşluktan sonra ise Şekil 34'te görülebileceği
gibi yine aynı şekilde başlar ve biter. Kenet sıra ise eğer varsa bir boşluktan
itibaren özel bir örgü ile başlar ve aradaki normal örgüsü düz sıra tarafından
kesilince biter. Yani düz sırada olduğu gibi başlangıçtaki örgüsünün simetriği
ile bitmez, arada kesilir. Düz sıradan sonra devam ediyorsa, sanki hiç
kesilmemiş gibi aynen devam eder. Ancak bir boşluğa geldiğinde, o da düz sıra
gibi başlangıcının simetriği ile biter. Böylece her iki sıra da boşluğa
geldiğinde başlangıçlarının simetriği ile bittiğinden, derzler çakışmamış
olur.
Bir anlamda kenet sıranın özel bir başlangıç örgüsü olmasına karşın, sonu
yoktur, ortadan kesilerek biterler.
Şekil 34te ayrıca tuğla duvar boyutlarının alabileceği değerler de
görülmektedir. Her iki ucu serbest olarak örülmüş duvarların boyu (lOn -i) olur.
Burada n, bir sırada kullanılan yanın tuğlaların sayısıdır.
Minimum boyuttaki bir duvarın düz sırası iki üç çeyrek tuğladan oluşur. Bu
duvarın uzunluğu aradaki 1 cm derz kalınlığı da katıldığında 14+1 + 14 = 29 cm
olur. Kenet sırada ise üç adet yarım tuğla ile örülür. Aradaki iki derz ile
uzunluk 9+1+9+1+9 = 29 cm olur. Denkleme göre ise uzunluk 10x3-1 = 29
vermektedir. Yarım tuğlanın yanındaki derz ile 10 cm olduğu ve son tuğlanın
ucunun boşta kaldığı düşünülürse, denklem daha kolay anlaşılabilir. Şekil 34b'de
örnek binanın alt duvarının solundaki kenet sırada 14 adet tuğla vardır.
Denkleme oturtulduğunda 10x14-1 = 139 verir.
Bir duvara dik çıkan duvarın uzunluğu ise 10 n olmaktadır. İlk yarım tuğlanın
derz kalınlığı ile 10 cm olduğu ve devamının da aynı şekilde olacağı açıktır.
İki duvar arasında kalan boşlukların uzunlukları (10n+l)'dir. Pencere
boşluğunun altındaki sıranın kenet sıra olduğu varsayılırsa, bu sıra 1 cm'lik
bir derzle başlayıp yanına gelecek 9 cm'lik tuğlayla 10 cm'lik bir modülasyona
girecektir. Ancak bu 10 cm'lik modüller, boşluğun diğer ucunda gene 1 cm'lik bir
derzle normal örgü sistemine bağlanacaktır. Şekil 34a'da sol alttaki pencere
boşluğunda yer alan 10 adet tuğla, denklemde 10x10+1 = 101 sonucunu vermektedir.
Pencere veya kapı boşluk-larındaki örgülerin daha kolay anlaşılabilmesi için söz
konusu pencerenin tuğla örgüsünün görünüşü, lento, boşluk ve normal sıralarının
planları Şekil 35'de gösterilmiştir.
Şekil 36'da ise değişik kalınlıktaki tuğla duvarların birbirleri ile L, T ve
+ biçimlerinde kesişmeleri görülmektedir. Gerek bir cins tablo oluşturmak,
gerekse boyut-sal kısıtlamaların örgüde getirdiği farklılıkları göstermek
amacıyla bütün örgüler yatayda 129, düşeyde 89 cm'lik boyutlarda alınmıştır.
Şeklin sütunları L, T ve + biçimlerinden, satırları ise bunların değişik
kalınlıktaki örgü kombinasyonlarından oluşmuştur. Bu şekilde elde edilen 54 örgü
tipinden bazılarının belli açılarda döndürüldüğünde veya simetriği alındığında
aynı olduğu görülmüştür. Bunun için şekil yukarıdan aşağı taranarak aynı olan
örgüler çıkartılmış, ancak şeklin sistematiğinin bozulmaması için yerleri boş
bırakılmıştır. Sonuçta 18 satır ve 54 örgü tipinden oluşan ana şekil, 9 satır ve
24 örgü tipi ile özetlenmiştir.
L tipi birleşimlerde tuğla sıralarının birleşim noktası köşe olarak çok
belirgin iken, T ve + tipi birleşimlerde bu yer kesin değildir. İki sıra
istenirse birbiri üstünde kaydırılabilinir. Ancak bu kaydırma sırasında da
derzlerin üst üste gelmemesi için kurallara uymak gerekir.
Yığma yapılarda bacalar da aynı
örgü kuralları ile örülür. Baca örgülerinde, duvara paralel olarak sokulacak borunun elle rahat kavranabilmesi için delik yarım tuğla kaydırılır.
Çok sert rüzgâr alan cephelerde rüzgârın içeri sızmasını önlemek için
duvarların dış tarafında çeyrek veya gerekiyorsa yarım tuğlalık bir çıkıntı
yapılır. Doğramanın kasası ''diş" adı verilen bu çıkıntının arkasına
yerleştirilir. Yarım, bir ve bir buçuk tuğla kalınlıktaki duvarlarda çeyrek ve
yarım tuğlalık dişlerin örgüleri Şekil 39'da gösterilmiştir. |
|
|
|